|
::: YÖRESEL :::

TEREKEMELERDE EVLENME GELENEKLERİ
Yörede evlenme gelenekleri pek az degişime uğramıştır. Evlenme çağı
kızlarda 15-19, erkeklerde 18-23 yaşları arasındadır, çoğunlukla
görücü usulü ile evlenilir. Oldukça azalmış olmasına rağmen bazı
yörelerde devam eden başlık parası geleneği, kız kaçırma olaylarını
da artırmaktadır. Bu ise yakın zamana değin aileler arası
düşmanlıklara yol açmıştır. Kızların söz hakkı yok gibidir.
Erkeklerse evlenme istemlerini ev içinde çekingen, küskün tavırlarla
belirtir. Aracılarla iletirler. Yanıtta aracılara verilir.
.jpg)
Erkeğin istediği kızı ana-baba da uygun görürse, kızın evine elçi
gönderilir. Erkeğin herhangi bir isteği olmasa da, eğer oğlan
evlenme çağına gelmişse kız boylamaya (beğenmeye) çıkılır. Elçi
gönderme. doğrudan kız isteme anlamına geldiğinden, önce kadınlar
gidip kızı görürler. Elçiler, yörenin saygın kişilerinden seçilir.
Oğlanın babası ya da yakınların dan birileri elçilerle birlikte
gider. Bunun için de genellikle Cuma günleri seçilir. Elçiler
arasında en yaşlı kişi sözü açar, isteklerini bildirirler. Kız
babası da evlenmeden yanaysa, ''Allahm emri varsa menne diyecem? Bir
de gızdan sorak, bahah ne der'' diye cevaplar. Karısı aracılığıyla
kızın düşüncesini elçilere iletir. Evlenmeden yana değilse "Kocalık
kızımız yok. Sizin yitiğiniz bizde değil, başka yerde arayın''gibi
yanıtlar verilir. Kız tarafı olumlu yanıtlıysa ''şirni (tatlı) yeme
günü'' kararlaştırılır. Erkek tarafınca getirilen kolonya, şeker,
meyve gibi şeyler konuklara sunulur. Bu aynı zamanda ''beh günü''
(söz kesme) olarak da değerlendirilir. Kız evine söz yüzüğü, kalağı
(baş örtüsü) ve çeşitli hediyeler getirilir. Kalağının bir ucuna
kararlaştırılan başlığın bir bölümü bağlanmıştır. Kadınlar ve
Erkekler ayrı odalarda toplanır. Güveyin yakınlarından biri kıza
yüzüğü takar. Kimi zamanda kız, erkeklerin toplandığı odaya
getirilerek, yüzük orada takılır. Sonra ''boy görmesi'' denen para
verilir. Kız da bahşiş alır. Beh, nişan niteliğinde olmakla
birlikte, aynca nişan töreni de düzenlenir. Nişan günü
kararlaştırılır.

Kız evinde yapılan nişana her iki tarafın yakınları çağrılır. Kız
evine ve geline çeşitli armağanlar alınır. Güvey evi hazırlanacak
yemeklerin gereçlerini ve birkaç koyunu kız evine gönderir.
Evlenecekler ayn köylerdeyse, ertesi gün ''karşı nişan'' anlamına
gelen ''Hon'' düzenlenir. Hon, güvey evinde yapılır, kız yanı
kendilerine armağan getirenlerin her birine mendil, çorap götürür.
Ayrı bir sinide de kete ya da çörekle birlikte, güvey için giysilik
peştamam, çorap, mendil ve nişan yüzüğü bulunur. Düğünün iki bayram
arasına ya da Muharrem ayına rastlamamasına özen gösterilir.
Nişanlılık süresi uzunsa ''kız yanı olayı'' yapılır. Damat, kız
tarafınca iyi tanınan bir arkadaşı aracılığıyla, gizlice nişanlısını
görmeye gider. Düğün öncesinde, belli bir günde çeyiz düzme için iki
tarafın önde gelenleri çarşıya iner. Başlıkla birlikte alınacaklar
saptanır. Çarşıya inenlere de armağan alınması adettendir. Oğlan
evi, kız evinin bütün ihtiyaçlarını evine gönderir. Düğüne her iki
taraf kendi konuklarını (konağ) ayrı ayrı çağırır. Konuklara
''atlı'' denir. İlkin gelin yada güveyin evine alınan konuklara
''atlı çayı'' verilir. Çayda çeyiz görme, kına ve düğün günleri
bildirilir. Kimi köylerde ''atlı'' deyimi yalnız oğlan evinden kız
evine giden konuklar için kullanılır. Konuklar köy halkınca
paylaşılır. Her evde birkaç atlı misafir edilir.

Sağdışlık geleneği yanında birde ''Solduş'' geleneği vardır. Gelin
ve güveyin en yakın arkadaşlarından biri sağ, öbürü sol koluna
girer, düğün süresince yanlarından ayrılmazlar. Düğünden bir gün
önce beş dallı ağaç dalları yada birbirine tutturulmuş çatallardan
oluşan ''kız şahı'' kaldırılır. Kız şahının çevresi ipe dizilmiş
meyvelerle bezenir. Sagdış evinden kalkan kız şahının tüm harcama ve
sorumluluğu yine ondadır. Meyve kaçırıp sagdışa getirene bahşiş
vermek zorunludur. Bunu önlemek için şahın önünde ''çubukçu'' yürür.
Elleri mendille bağlanan güvey, sagdışla solduşun ortasındadır. Şah
gelin evine gelinceye dek yol boyunca ''dostun dostluguna, düşmanın
horluğuna, her bir Allah'', bağırışlarıyla havaya ateş edilir. Şahın
ardından genç kızlar gelirler, sagdış ve solduş da gelin evine
girer.

Gece gelinin evinde kına gecesi düzenlenir. Kına yakılmadan önce
gelinin de güveyinde avucuna para konulur. Bu para yoksulluktan uzak
kalmak inancıyla yoksul bir çocuk tarafından üç kez sayılarak
alınır. Daha sonra odadaki tüm konuklara kına yakılır. Oyunlar
oynanır. Ertesi sabah gelin alma günüdür. Gelin hazırlanırken kapı
önünde davul çalınır, oyunlar oynanır. Aşıklar Türkü söyleyip,
atışma yaparlar. Bu sırada ''ağlatma'', ''ağır ağlatma'' ve ''yürük
hava'' çalınır. Öğle saatlerinde gelin ata biner. Bu güvey evine
hareket anlamına gelmektedir. Gelin ata binerken Köroğlu, Cezayir,
Suvazlopol (Sivastopol) havaları çalınır. Yengelerde gelinin
yanındadır. Onlarla birlikte ''müjde yastığı'' da yola çıkar.
Yastığı bundan önce güvey evine götürene çeşitli armağanlar verilir.
Yol boyunca cirit oynanır. Akşam ezanından sonra güvey sagdıcının
evinden de ''oğlan şahı'' kalkar. Bu da güvey evine gelir. Gece
koyun kesilir, buna ''düş garı'' denir. Yemekten sonra konuklar
hediye olarak para verirler. Bu paralar kız yengesinindir. Konuklar
dağılınca sağdışlar gelin ve güveyi gerdek odasına götürür. Şah
meyvesinin gerdek öncesinde yenmesi uğur sayılır.
.jpg)
YEMEKLERİMİZ
Yörenin yemek kültürü ağırlıklı
olarak tahıl, et ve hayvansal ürünlere dayanmaktadır. Tahıl ürünü
olarak en çok arpa ile buğday kullanılır.
Kaz etinin yörede ayrı bir yeri
bulunmaktadır. Sığır ve koyun eti de yaz aylarında taze, kış
aylarında da kavurma olarak fazlaca tüketilmektedir. Sebze cinsinden
gıda maddelerinin başında ise patates(Kartof) , kuru fasulye ve
soğan gelir.
Yörenin kendine özgü birçok
yemek çeşidi bulunmaktadır. Bunlardan çorba olarak ayran aşı, Hörre
aşı ve Evelik aşını, hamur işi olarak Pişi, Mafiş, Lalanga, Hengel,
Kete , Feselli, kuymak ve Katmeri, tatlı olarak da, Lokum tatlısı,
Un Helvası ve Hasudayı sayabiliriz.
Bunların dışında Yabani otlardan yapılan çok lezzetli ve sağlıklı
pekçok yemek bulabilmek mümkün. Çincar, Kuş Eppeği, Evelik, Yarpuz,
... Yalnız Ne yazık ki yöresel mutfaklarda bulabileceğimiz bu enfes
yemekleri Restaurant/lokantalarda bulabilmek çok ta mümkün
görünmüyor. Bu yemeklerin tadına bakmak istiyorsanız Hiç çekinmeden
Çıldır''ın köylerinden herhangibirine gidip, herhangibir kişiden
bunlardan birini isteyebilirsiniz. Bu Yöre insanına Zahmet gibi
gelmeyecek bilakis mutlu olacaklardır. Böyle birşey yapacak
olursanız Önerimiz herhangibir şekilde para ödemeye kalkışmayın.
Yazın Oradaysanız,
Gımı, Adol, Yemlih, Düğe
Davanı, Çeçil Peynir, Nezih, Kete, Kuymak, Gımı Turşusu
Kışın Oradaysanız,
Kaz, Ala Balık, Aynalı sazan,
Kar yemelisiniz....

Ana Sayfa
|