Ana Sayfa

· Tarihçe
· Coğrafi Yapı
· Nüfus Durumu
· Ekonomi
· Eğitim
· Sağlık

· Kültür ve Sanat
· Gençlik ve Spor
· Turizm

· Sanayi ve Ticaret
· Ulaşım ve Altyapı
· Yöresel Özellikler
· Çıldır Şivesi
· Şehitlerimiz
· İz Bırakanlar

· Nostalji Köşesi
· Resim Galerisi

    İdari Yapı
· İdari Durumu
· Kaymakamımız
· Görev Yapan Kaymakamlarımız
· Adliye
· İlçe Emniyet Md.
· Yazı İşleri Md.
· Milli Eğitim Md.
· Sağlık Grup Başkanlığı
· Nüfus Md.
· Noter
· İlçe Tarım Md.
· Özel İdare Md.
· Mal Müdürlüğü

· İlçe Müftülüğü

· Tapu Sicil Md.
· Halk Eğitim Md.
· P.T.T. Şubesi
· Öğretmenevi Md.
· Tedaş
· S.Y.D.V.

    Mahalli İdareler
· Çıldır Belediyesi
· Aşık Şenlik Belediyesi
· Köylerimiz
· Köyl.Hizm.Götürme Birl.
    Halk Rehberi

· Bilgi Edinme Yasası
· Ardahan Valiliği
· T.C.Kimlik No
· Vergi Kimlik No
· Emekli Maaşı Hesapla
· SSK
· Bağ-Kur

    Genel

· Haber ve Duyurular
· İhale İlanları

· Protokol
· E-Mail
· Dilek ve Şikayetleriniz

· İletişim
 

 


:::   YÖRESEL   :::

TEREKEMELERDE EVLENME GELENEKLERİ

Yörede evlenme gelenekleri pek az degişime uğramıştır. Evlenme çağı kızlarda 15-19, erkeklerde 18-23 yaşları arasındadır, çoğunlukla görücü usulü ile evlenilir. Oldukça azalmış olmasına rağmen bazı yörelerde devam eden başlık parası geleneği, kız kaçırma olaylarını da artırmaktadır. Bu ise yakın zamana değin aileler arası düşmanlıklara yol açmıştır. Kızların söz hakkı yok gibidir. Erkeklerse evlenme istemlerini ev içinde çekingen, küskün tavırlarla belirtir. Aracılarla iletirler. Yanıtta aracılara verilir.

Erkeğin istediği kızı ana-baba da uygun görürse, kızın evine elçi gönderilir. Erkeğin herhangi bir isteği olmasa da, eğer oğlan evlenme çağına gelmişse kız boylamaya (beğenmeye) çıkılır. Elçi gönderme. doğrudan kız isteme anlamına geldiğinden, önce kadınlar gidip kızı görürler. Elçiler, yörenin saygın kişilerinden seçilir. Oğlanın babası ya da yakınların dan birileri elçilerle birlikte gider. Bunun için de genellikle Cuma günleri seçilir. Elçiler arasında en yaşlı kişi sözü açar, isteklerini bildirirler. Kız babası da evlenmeden yanaysa, ''Allahm emri varsa menne diyecem? Bir de gızdan sorak, bahah ne der'' diye cevaplar. Karısı aracılığıyla kızın düşüncesini elçilere iletir. Evlenmeden yana değilse "Kocalık kızımız yok. Sizin yitiğiniz bizde değil, başka yerde arayın''gibi yanıtlar verilir. Kız tarafı olumlu yanıtlıysa ''şirni (tatlı) yeme günü'' kararlaştırılır. Erkek tarafınca getirilen kolonya, şeker, meyve gibi şeyler konuklara sunulur. Bu aynı zamanda ''beh günü'' (söz kesme) olarak da değerlendirilir. Kız evine söz yüzüğü, kalağı (baş örtüsü) ve çeşitli hediyeler getirilir. Kalağının bir ucuna kararlaştırılan başlığın bir bölümü bağlanmıştır. Kadınlar ve Erkekler ayrı odalarda toplanır. Güveyin yakınlarından biri kıza yüzüğü takar. Kimi zamanda kız, erkeklerin toplandığı odaya getirilerek, yüzük orada takılır. Sonra ''boy görmesi'' denen para verilir. Kız da bahşiş alır. Beh, nişan niteliğinde olmakla birlikte, aynca nişan töreni de düzenlenir. Nişan günü kararlaştırılır.

Kız evinde yapılan nişana her iki tarafın yakınları çağrılır. Kız evine ve geline çeşitli armağanlar alınır. Güvey evi hazırlanacak yemeklerin gereçlerini ve birkaç koyunu kız evine gönderir. Evlenecekler ayn köylerdeyse, ertesi gün ''karşı nişan'' anlamına gelen ''Hon'' düzenlenir. Hon, güvey evinde yapılır, kız yanı kendilerine armağan getirenlerin her birine mendil, çorap götürür. Ayrı bir sinide de kete ya da çörekle birlikte, güvey için giysilik peştamam, çorap, mendil ve nişan yüzüğü bulunur. Düğünün iki bayram arasına ya da Muharrem ayına rastlamamasına özen gösterilir. Nişanlılık süresi uzunsa ''kız yanı olayı'' yapılır. Damat, kız tarafınca iyi tanınan bir arkadaşı aracılığıyla, gizlice nişanlısını görmeye gider. Düğün öncesinde, belli bir günde çeyiz düzme için iki tarafın önde gelenleri çarşıya iner. Başlıkla birlikte alınacaklar saptanır. Çarşıya inenlere de armağan alınması adettendir. Oğlan evi, kız evinin bütün ihtiyaçlarını evine gönderir. Düğüne her iki taraf kendi konuklarını (konağ) ayrı ayrı çağırır. Konuklara ''atlı'' denir. İlkin gelin yada güveyin evine alınan konuklara ''atlı çayı'' verilir. Çayda çeyiz görme, kına ve düğün günleri bildirilir. Kimi köylerde ''atlı'' deyimi yalnız oğlan evinden kız evine giden konuklar için kullanılır. Konuklar köy halkınca paylaşılır. Her evde birkaç atlı misafir edilir.

Sağdışlık geleneği yanında birde ''Solduş'' geleneği vardır. Gelin ve güveyin en yakın arkadaşlarından biri sağ, öbürü sol koluna girer, düğün süresince yanlarından ayrılmazlar. Düğünden bir gün önce beş dallı ağaç dalları yada birbirine tutturulmuş çatallardan oluşan ''kız şahı'' kaldırılır. Kız şahının çevresi ipe dizilmiş meyvelerle bezenir. Sagdış evinden kalkan kız şahının tüm harcama ve sorumluluğu yine ondadır. Meyve kaçırıp sagdışa getirene bahşiş vermek zorunludur. Bunu önlemek için şahın önünde ''çubukçu'' yürür. Elleri mendille bağlanan güvey, sagdışla solduşun ortasındadır. Şah gelin evine gelinceye dek yol boyunca ''dostun dostluguna, düşmanın horluğuna, her bir Allah'', bağırışlarıyla havaya ateş edilir. Şahın ardından genç kızlar gelirler, sagdış ve solduş da gelin evine girer.

Gece gelinin evinde kına gecesi düzenlenir. Kına yakılmadan önce gelinin de güveyinde avucuna para konulur. Bu para yoksulluktan uzak kalmak inancıyla yoksul bir çocuk tarafından üç kez sayılarak alınır. Daha sonra odadaki tüm konuklara kına yakılır. Oyunlar oynanır. Ertesi sabah gelin alma günüdür. Gelin hazırlanırken kapı önünde davul çalınır, oyunlar oynanır. Aşıklar Türkü söyleyip, atışma yaparlar. Bu sırada ''ağlatma'', ''ağır ağlatma'' ve ''yürük hava'' çalınır. Öğle saatlerinde gelin ata biner. Bu güvey evine hareket anlamına gelmektedir. Gelin ata binerken Köroğlu, Cezayir, Suvazlopol (Sivastopol) havaları çalınır. Yengelerde gelinin yanındadır. Onlarla birlikte ''müjde yastığı'' da yola çıkar. Yastığı bundan önce güvey evine götürene çeşitli armağanlar verilir. Yol boyunca cirit oynanır. Akşam ezanından sonra güvey sagdıcının evinden de ''oğlan şahı'' kalkar. Bu da güvey evine gelir. Gece koyun kesilir, buna ''düş garı'' denir. Yemekten sonra konuklar hediye olarak para verirler. Bu paralar kız yengesinindir. Konuklar dağılınca sağdışlar gelin ve güveyi gerdek odasına götürür. Şah meyvesinin gerdek öncesinde yenmesi uğur sayılır.

YEMEKLERİMİZ

Yörenin yemek kültürü ağırlıklı olarak tahıl, et ve hayvansal ürünlere dayanmaktadır. Tahıl ürünü olarak en çok arpa ile buğday kullanılır.

Kaz etinin yörede ayrı bir yeri bulunmaktadır. Sığır ve koyun eti de yaz aylarında taze, kış aylarında da kavurma olarak fazlaca tüketilmektedir. Sebze cinsinden gıda maddelerinin başında ise patates(Kartof) , kuru fasulye ve soğan gelir.

Yörenin kendine özgü birçok yemek çeşidi bulunmaktadır. Bunlardan çorba olarak ayran aşı, Hörre aşı ve Evelik aşını, hamur işi olarak Pişi, Mafiş, Lalanga, Hengel, Kete , Feselli, kuymak ve Katmeri, tatlı olarak da, Lokum tatlısı, Un Helvası ve Hasudayı sayabiliriz.
Bunların dışında Yabani otlardan yapılan çok lezzetli ve sağlıklı pekçok yemek bulabilmek mümkün. Çincar, Kuş Eppeği, Evelik, Yarpuz, ... Yalnız Ne yazık ki yöresel mutfaklarda bulabileceğimiz bu enfes yemekleri Restaurant/lokantalarda bulabilmek çok ta mümkün görünmüyor. Bu yemeklerin tadına bakmak istiyorsanız Hiç çekinmeden Çıldır''ın köylerinden herhangibirine gidip, herhangibir kişiden bunlardan birini isteyebilirsiniz. Bu Yöre insanına Zahmet gibi gelmeyecek bilakis mutlu olacaklardır. Böyle birşey yapacak olursanız Önerimiz herhangibir şekilde para ödemeye kalkışmayın.

Yazın Oradaysanız,

Gımı, Adol, Yemlih, Düğe Davanı, Çeçil Peynir, Nezih, Kete, Kuymak, Gımı Turşusu

Kışın Oradaysanız,

Kaz, Ala Balık, Aynalı sazan, Kar yemelisiniz....


Ana Sayfa

 

 

Copyright ©2007 T.C. Çıldır Kaymakamlığı   bilgi@cildir.gov.tr  Designed by KC Grup
Resimler : Ümit Çelik - Kenan Camekan - Yıldız Color      Yasal Uyarı : İzinsiz Kullanılamaz.

93 Koçaklaması : Aşık Şenlik      Şiir : Hamza Dursun,  Fırat Dursun ve Eda Özmantar
Şiir Senkronize :  Kenan Camekan

 

T.C.
ÇILDIR KAYMAKAMLIĞI ERİŞİM BİLGİLERİ
TELEFON: (0478 ) 311 25 50   FAX : ( 0478 ) 311 20 59